Menopoz sonrası ya da kortizon kullanımı gibi nedenlerle kemik yoğunluğu ölçümü yaptıran pek çok kişi, elindeki raporda yer alan eksi değerli sayılarla ne yapacağını bilemez. "T skoru -1,8" ya da "Z skoru -0,5" gibi ifadeler, kemik sağlığı hakkında önemli bilgi verir; ancak doğru yorumlanmaları gerekir. Bu yazıda kemik yoğunluğu ölçümünün nasıl yapıldığını, T ve Z skorlarının ne anlama geldiğini ve tedavi kararında başka nelerin önemli olduğunu ele alıyoruz.
Kemik Yoğunluğu Ölçümü Nedir?
Kemik yoğunluğu ölçümü, halk arasında "kemik erimesi testi" olarak da bilinir. En sık kullanılan yöntem DEXA adı verilen, düşük dozda röntgen ışını kullanan bir taramadır. Ölçüm genellikle bel omurları ve kalça bölgesinden yapılır; bazı durumlarda ön kol da değerlendirilebilir. İşlem birkaç dakika sürer, ağrısızdır ve özel bir hazırlık gerektirmez; yalnızca ölçümden önceki gün kalsiyum takviyesi alınmaması istenebilir.
Kimlere Önerilir?
Ölçüm genellikle menopoz sonrası kadınlarda, ileri yaştaki erkeklerde ve kemik erimesi için risk taşıyan kişilerde önerilir. Uzun süre kortizon kullanımı, erken menopoz, düşük vücut ağırlığı, sigara, ailede kalça kırığı öyküsü, hafif bir düşmeyle oluşan kırıklar ve bazı hormonal hastalıklar bu risk etkenlerinin başında gelir. Risk gruplarını osteoporoz kimlerde görülür yazımızda ayrıntılı anlattık.
T Skoru Ne Anlatır?
T skoru, sizin kemik yoğunluğunuzu aynı cinsiyetteki sağlıklı genç erişkinlerin ortalamasıyla karşılaştırır. Değer sıfırdan ne kadar uzaklaşırsa, kemik yoğunluğunun genç erişkin ortalamasından o kadar farklı olduğu anlaşılır. Genel kabul gören sınıflama şöyledir:
- -1 ve üzeri: Normal kemik yoğunluğu
- -1 ile -2,5 arası: Osteopeni (kemik kütlesinde azalma)
- -2,5 ve altı: Osteoporoz (kemik erimesi)
Bu sınıflama özellikle menopoz sonrası kadınlarda ve 50 yaş üzeri erkeklerde kullanılır.
Z Skoru Ne Zaman Önemlidir?
Z skoru ise kemik yoğunluğunuzu kendi yaş grubunuzdaki ve cinsiyetinizdeki kişilerin ortalamasıyla karşılaştırır. Menopoz öncesi kadınlarda, 50 yaş altı erkeklerde ve çocuklarda T skoru yerine Z skoruna bakılır. Z skorunun beklenenden belirgin düşük olması, kemik kaybının yaşla açıklanamayacağını ve altta yatan başka bir neden olabileceğini düşündürür. Bu durumda paratiroid hormonu fazlalığı, tiroid hormonu fazlalığı, uzun süreli kortizon kullanımı, D vitamini eksikliği ya da emilim bozuklukları gibi nedenler araştırılır. Paratiroid tarafını kanda kalsiyum yüksekliği, kortizonun kemiğe etkisini uzun süreli kortizon kullanımı yazımızda ele aldık.
Tedavi Kararı Yalnızca Bu Sayıya Göre Verilmez
Kemik yoğunluğu ölçümü önemli bir bilgi verir, ancak kırık riskini belirleyen tek etken değildir. Daha önce hafif bir düşmeyle kırık geçirmiş bir kişide T skoru osteopeni aralığında olsa bile kırık riski yüksek kabul edilebilir. Bu nedenle yaş, kırık öyküsü, aile öyküsü, kullanılan ilaçlar ve düşme riski gibi etkenleri birlikte değerlendiren kırık riski hesaplamaları da kullanılır. Tedavi gerekip gerekmediğine bu bütün tablo üzerinden karar verilir.
Kemik Sağlığını Desteklemek İçin
Ölçüm sonucu ne olursa olsun, yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı, düzenli yürüyüş ve kas güçlendirici egzersizler, sigaranın bırakılması, alkolün sınırlanması ve evde düşme riskinin azaltılması kemik sağlığının temelidir. Bu konuda kalsiyum ihtiyacı ve D vitamini eksikliği yazılarımız yol gösterebilir. Menopozun kemiğe etkisini ise menopoz ve kemik sağlığı yazımızda anlattık.
Kemik yoğunluğu raporu, ancak kişinin bütün sağlık tablosuyla birlikte değerlendirildiğinde doğru yorumlanır. Bu alandaki yaklaşımımız için osteoporoz (kemik erimesi) sayfamızı inceleyebilirsiniz. Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tedavi kararı yalnızca hekim değerlendirmesiyle verilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Randevu için iletişime geçin
Şikâyetleriniz hakkında değerlendirme ve randevu için bize ulaşabilirsiniz.